Devil’s Hand – Devil’s Hand (2018)

Yeni ve müthiş bir oluşum daha Mike Slamer ve Andrew Freeman; Melodik Hard-Rock tarzında ilk buluşmaları ve fikir babası Serafino (FRONTIERS RECORDS). Mike Slamer ileri yaşına rağmen müthiş işler yapmış. Biz onu efsanevi 70’lerden City Boy, 80’lerden Streets ve günümüzde Seventh Key, Ozone, Slamer ve Terry Brock, Steelhouse Lane vb gruplardan tanıyoruz. Riff’ler ile bezeli bir albüm ve The Last in Line vokalisti Andrew Freeman ile çok iyi performans sergilemiş. Tüm üretim ve kayıtlar, enstrüman düzenlemeleri, besteler Mike Slamer imzalı. Sadece “Faith” parçası Andrew ve Andy Zuckerman eseridir.

Gelelim şarkılara: açılış , “We Come Alive” çıtayı çok üst düzeyde tutan melodik ve sıkı bir parça. “Falling Love“, “One More Time Slow” akustik bir başlangıç ve ardından sıkı gitar rifi ve slide ezgilerle müthiş bir parça ardından temiz bir solo. “Another Way to Fly” Van Halen’ı andırarak başlıyor. Biraz Kip Winger tarzı vokal andırarak sürüyor ve temiz bir solo ile kapanıyor. “Drive Away” sert kimlikli bir parça “Justified Slow“, “Rise Above It All“, “Devil’s Hand” ve “Unified“, Heartbeat Away, Push Comes to Shove son olarak “Faith” orta eserler. Bütün olarak başarılı bir albüm, gitar performansı ve yaratıcılık yüksek. Ellerine sağlık Mike Slamer.



Randall Ward, Stuart Millsapps & Alex Espinosa – Becoming (2019)

Gitarist Randall Ward, bateride Stuart Millsapps ve bass gitarda Alex Espinosa ile bir üçlü grup kurmuş. Çok süratli parmakları ile anılan gitarist ve besteci, oldukça yumuşak ezgilerle bezeli, enstrümental Rock Gitar albümü üretmiş. Eserler üçlünün ortak yapımı.

Gelelim şarkılara; “2+2″  tropik ezgiler ile başlayıp süren iyi bir rock eser, “Day by Day” yumuşak, vokalli ve çok iyi bir melodi. “Pick It Up” oldukça iyi bir beste, “Islington Blue” çok beğendiğim bir parça (Eric Johnson‘ı andırdı). “Have You Ever Seen” akustik girişli çok duygulu ve yumuşak bir baş yapıt, “You Don’t Care” hoş ve vokalli bir parça. “Second Chance”, “Naca”, “Happy Trails”, “In a Child”, “Close Your Eyes” hepsi çok iyi.

Ben çok beğendim. (Andy Timmons, Nick Johnston tadında) Hard ve Heavy ile power, progresif ve shred gitaristlerin yanına çok duygusal besteleri, tekniği,  tuşesi ile mükemmel bir gitarist olarak yerini alıyor Randall Ward. Tüm müzisyenler çok uyumlu ve kayıtları da çok iyi buldum.

Thobbe Englund – The Draining of Vergelmer (2018)

Metal gitaristi Thobbe Englund Finlandiyalı ve Malmsteen’den çok etkilenmiş. Sabaton ve Winterlong gruplarından tanıyoruz. ilginç bir albüm olmuş. Yeteneği, tekniği  ve sürati etkileyici. Solo partisyonları ve ana rifleri dinlerken  Yngwie Malmsteen  sanılabiliyor. Metalville’den çıkmış tüm besteler. Vokal pek iyi  bulmasam da uyumlu geldi kulağıma. İyi besteler ve melodiler ile bezenmiş bir albüm ve gitarlarda Thobbe var.

Gelelim şarkılara: Açılış “Thou Ancient Thou Free” klasik girişi ile, sert ve iyi tonlu gitar riflerinin  geleceğini anlatıyor. “illimunati” çok melodik hard’n heavy  ve solosu mükemmel bir eser. “Heart of Metal konuşmalı bir giriş ile “Fingerspitzengefuhl” sert ve değişkenlik içeren bir parça ve solo yine çok iyi. “Viking” kendi dilinde pek beğenmedim geçilebilir. “Odin’s Hall” çok iyi bir enstrumental parça ve solo inanılmaz iyi. “The Land Where You Belong“orta vasat. “I’ am a Viking”  iyi ve yine solo çok iyi (yeni sihirbaz olabilir miiiii?). “Aim and Fire” sert ve iyi bir parça. Son olarak “The Ghost & The Ddarkness” sert, melodik, tabi ki solo çok iyi.

Ben genel olarak beğendim. Belki şahsımın Yngwie MALMSTEEN sempatisi baskın çıkmış olabilir, kararı sizlere bırakıyorum.



Alan Azar – Wonders Mysteries & The Archaeologist (2019)

BEYRUT/LÜBNAN doğumlu gitaristin 3.albümü. The Cosmologist (2011) ve Defective Harmony (2009) önceki eserleri olup oldukça iyi çalışmalardı. Cosmic Dream parçası ve The Cosmologist albümü uzun yıllar hafızalarda kalacak lezzettedir. Gitarist yeni albümünü de çok üstün melodiler ile bezemiş. Gitar tonu, tekniği, tuşesi ve duygular çok iyi. Etkilendiği gitaristler ise hepimizin baba bulduğu müzisyenler; VAI, SATRIANI, PETRUCCI, FRIEDMAN…

Bateride Kelly Mcgovern, bas gitarda Leon Karagoezian var. Tüm besteler Alan Azar‘a ait, Leon ile beraber üretilmiş ve mastering Mazen Ayoup.

Gelelim sarkılara: Açılış “The  Lost Temple” gizemli, mistik ve yalın  bir giriş. “Precious World“müthişbir baş yapıt. “Yucatancrater” çok Joe Satriani’yi andırsa da gayet iyi. “Wonders” yine çok duygulu ve iyi, “The Infinite” ilginç, “Destruction” bas gitarist ve melodi hoş. “Stonehenge” uzunca bir eser ve iyi . (Yine Satriani’yi anımsattı her temasıyla). “Rain”iyi, “Socotra” çok melodik. Biraz Endülüs kokusu var gibi geldi. Zengin, sürati de belirginleşti “Mountain Peak” oldukça iyi. “Sword of the Emperor” iyi , “Atlantis” çok iyi, “Poseidon” akustik bir eser ve kapanış. Müzisyen albüm kurgusunda bence kültürel bir yelpaze ile evrene bakmış gerek şarkı isimleri ve gerekse müzik ile.

Enstrümantal gitar müziği ve Okan Meriç ile GİTARİST PROGRAMI formatına uygun ilginç bir bakış, dostlarım ben çok beğendim.


Lazy Bones – Kis of The Night (2018)

FİNLANDİYA’ lı  heavy metal grubu ile benim tanışıklığımın ilk albümü 2013 yılındaki  “Vol.1” idi. Çok melodik yapılı bir oluşum. Hatta bu ilk albüme  Udo ve Stefan /ACCEPT ile Nightwish ‘den Marco Hietela da   katılmıştı. Yeni ve 2.albümü  “Kiss of the Night” Aralık /2018 yılının sonunda çıktı. Tam bir Heavy Metal albümü; baştan sona ve yüksek seviyeli melodilerle bezeli. Grup üyeleri; vokalde Tommi Salmela, gitarlarda Markku Mahönen ve Mikko Riinanen ,bass gitarda Jaakko Kauppinen ve çift klavyelerde Heikki Polvinen, Janne Tolsa, bateride de Topi Kosonen var. İlave olarak Antti Railio albüm isim parçasında vokalde karşımıza çıktı.

Gelelim sarkılara ; açılış “Everlasting”orta, “Run” daha melodik, “Kiss of the Night”  İskandinav ekolünü tipik andıran, “Call the Wind” çok iyi, “Slaves of The Dark”, “Tears of Gold” popüler melodik, “War of the Roses” ve “Fire” iyilerden, “Smile” iyilerden, “Psych Ward” vasat, “Forever Young” tek slow kimlikli, çok lezzetli bir beste ve hafızaya çok kolay yerleşen bir melodi. Finaldeki “Poseidon” ve “Follow Me”  melodik iki eser.

Ben genel olarak beğendim. Sadece bu melodik yapılarda, her eserde biraz daha iyi gitar soloları aradı kulaklarım. Son  dönemlerde çıkmış melodik hard rock ve metal gruplarından daha lezzetli buldum. Sadece bir iki parça zayıf olmuş. Albüm sıkmadan baştan sona dinlenebiliyor.

Paylaş

“Hakkı Ağabey’in Kaleminden Albüm Analizleri Vol. 3” yazısında bir yorum var:

  1. Tüm bilgi ve emekleriniz için teşekkürler.. sayenizde güzel keşiflere, kulak paslarının silinmesine devam.. sağolun varolun 🤟

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.